|
IMPOSSIBLE IS NOTHING!
|
|
İMKANSIZ, BU DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLECEK GÜCÜ İÇLERİNDE KEŞFETMEK YERİNE, KENDİLERİNE SUNULAN DÜNYADA YAŞAMAYI DAHA KOLAY BULAN, KÜÇÜK İNSANLARIN ORTAYA ATTIĞI BÜYÜK KELİMEDİR. İMKANSIZ BİR GERÇEKLİK DEĞİL, BİR GÖRÜŞTÜR. İMKANSIZ BİR İDDİA DEĞİL, MEYDAN OKUMADIR. İMKANSIZ POTANSİYELDİR. GEÇİCİDİR.
İMKANSIZ YOKTUR.
*Ringe daha ilk adımını attığında MUHAMMED ALİ'ye boksör olmak için çok sıska olduğu söylenmişti.(1964)
|
|
HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI ?
Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.
Hocası orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi.
Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı.
Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi.
Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.
Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev,
tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı.
"Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk.. "Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası.. "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi:
"Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm."
Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.
"Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!."
Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına..
"Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi..
"Ben de hayallerimi.."
..................................................................................................................................
O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.
Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi.
Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine "Bak" dedi, "Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken,hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın."
..................................................................................................................................
|
|
|
'İmkansız işler ajandası'
'Bir dolmuşu kaçır', 'Bugün kimseyi tanıma', 'Bir travestiye çiçek ver, bir dilenciden para al', 'Çankaya'dan Kızılay'a vitrin mankeni taşı'...
1 Kasım (Ali Kotan): Saçlarını yalakta yıkamamı istedi, fakat daha sonra bu talebini birlikte lavabo ya da bir banyo gibi bu iş için uygun bir yere çevirdik. Mümkün olursa hamam olacak, onu bir güzel keselememi de istiyor.
2 Kasım (Alev): Saçlarımı kırmızıya boyamaya niyetlendi, sol kulağımda da kırmızı bir küpe istiyor.
3 Kasım (Şeniz Aksoy): Saat 11.00'de kahvaltımı yapacağım, mantarlı omlet yiyeceğim, yeşil tişört giyeceğim. Daha sonra bir kafeye gidip iki saat oturup 'Ankara'da bir sanatçının iki saati' konulu hikaye yazacağım. Saat 14.00'te atölyesinde buluşarak çiçek ekeceğiz. Sonra terazi burcundan biriyle sinemaya gideceğim.
5 Kasım (Ferhat Özgür): Yaya geçidinden geçerken kırmızıda bekleyen bir arabanın üstünden yürüyerek geçeceğim.
6 Kasım (Sevcan): YÖK eylemine katılacağım.
8 Kasım (Harun Antakyalı): Saat 09.17'de kalkacağım, sağlam bir kahvaltıdan sonra anne ve babamın ellerini öpeceğim. Bir şiir yazacağım, Devlet Resim ve Heykel Yarışması için bir çalışma yapacağım, bir sevgili bulacağım, ismi 'Berfu' olacak.
10 Kasım (Nida Yılmaz): Dolmabahçe Sarayı'nın önünde 08.35'te buluşacağız ve Atatürk'ün öldüğü odaya çıkacağız. Oradaki askerlerle birlikte yas tutacağım.
15 Kasım (Şevket Arık): O gün karşılaştığım üç kızı öpecek, üç erkeğe sarılacağım. Bir travestiye çiçek vereceğim, bir dilenciden de para isteyeceğim. Galiba bu biraz zor olacak.
18 Kasım (Ümit): Ulus-Seyranbağları dolmuşunu 15 dakika süreyle kaçıracağım.
21 Kasım (Atilla İlkyaz): Bütün gün evde olacağım. 'Yalnızlık' temalı kısa metrajlı bir film yapacağım.
23 Kasım (Ertuğrul Şen): Beş kilo alacağım ya da vereceğim. Şunu belirtmem lazım, 48 kiloyum...
24 Kasım (Gonca): Hacı Bayram Camii'nin önünde tarot bakacağım.
27 Kasım (Alp Tamer Ulukılıç): Çankaya'dan Kızılay'a bir vitrin mankeni taşıyacağım.
28 Kasım (İbrahim Tayfur): Özgürlüğü tanımlayıp 120'ye 150 ebatlarında bir resim yapacağım.
30 Kasım (Ozan Bilginer): Etrafta 'Bartu' adıyla dolaşıp herkesi tanımazdan geleceğim.
Son olarak (Zeynel Çağlar): Ajandayı yakmamı istedi, sunumu yaptıktan sonra bunu da gerçekleştireceğim...
Yukarıdaki birbirinden garip, kamera şakalarını andıran bu eylemler, Bunu okuluna sunan Ali Sarugan'ın ajandası, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde 'yüksek lisans sanat eseri çalışması' seçildi. Sarugan, Kasım ayında video ve fotoğraflarla bu eylemleri nasıl gerçekleştirdiğini de belgeleyecek. Sarugan, dünyada belki de ilk kez yapılacak çalışmasını yüksek lisans tezi olarak okuluna teslim edecek.(Ağustos, 2004)
_________________________________________
Hayat yaşadığın kadar vardır.
Gerisi,
Ya hafızadaki hatıra,
Ya da hayaldeki ümittir.
Hüsranı ise tek bir yerde kabul etmek gerek,
Yaşamak mümkünken yaşamamış olmak...
_________________________________________
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.. Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz. Sevgiyle kalın...
______________________________________________
|
|